• Whatsapp Test Hattı
    Whatsapp Hattımız : 05073550044 - Bilgi İçin : TIKLAYIN!
  • İPTV Satışlarımız Başladı.
    Başlangıca özel fiyatlarla siz değerli üyelerimizin hizmetine sunuyoruz. Detaylı bilgi ve Test için : TIKLAYIN!

Little Fugitive

#1


80 dakikaya sığdırılmış, 1953 yapımı filmin yönetmen koltuğunda birden fazla kişi var. Raymond Abrashkin (Ray Ashley), Morris Engel ve Ruth Orkin koltuğu paylaşmışlar. Senaryo da bu üçlüye aittir. Başrollerde ise, Richard Brewster (Lennie) ve Richie Andrusco (Joey) yer almakta. 1953 yılında 'En iyi Hikaye Akademi Ödülü' kazandı.


François Truffaut,Les Quatre Cents Coups'u çekerken, Little Fugitive filminden ilham aldığını söyler ve ekler "Düşük bir bütçe ile bağımsız bir filmin yapılabildiğini genç Amerikalı bize göstermeseydi Fransız yeni dalga'sı bu noktaya gelemezdi."

Çocuk masumiyeti, kırılganlığı, eğlenceyi yaşama isteği, özgürlük tutkusu, bir çocuğun içinde bir şaka sonrası ortaya çıkıverir. Yapmak istediklerini küçücük hayatına sığdırmaya çalışır. Profesyonel bir oyuncu yoktur sanki karşımızda. Oynamıyor da yaşıyor gibi bir his uyandırır içimizde. Film izlediğimizi unutuyoruz her anında. Çocukla çocuk oluyoruz, o üzülürken üzülüyoruz, eğlenirken eğlencesi hiç bitmesin istiyoruz.

Lunapark bir çocuğun en büyük hayalidir o yaşlarda. Büyüklerin dünyasından çok uzakta, en büyük mutlulukları yaşıyor içinde. Bir yetişkinin unuttuğu, belki de cesaret edemediği, alıp başını gitmek, hiçbir şeyi düşünmeden. Nerede mutluysa orada olmak. Sevincini de, hüznünü de anında belli etmek mimikleri ile. Saklayacak hiç bir şeyi olmadan, konuşmadan yapmak istediğini.

Ya abisi (Lennie), ufacık çocuğa silah verilir mi hiç şakasına bile olsa. Kızarız başlarda ama o da çocuktur işte. Kardeşi (Joey) ortadan kaybolduktan sonra onu bulmak için gösterdiği çaba, kardeş sevgisinin sıcaklığını hissettirir bizlere. Annesini üzmeden, ondan habersiz tüm olanların üstüne örtü çekmek için var gücüyle enerjisini harcar.

Siyah beyaz bir nostalji yaşarken, Coney Adası'nda ufak bir gezinti de yapmış oluruz bu vesile ile. Sessiz film tadında, müziklerle bezeli bir dünya keşfetmek istemiştim, bu film ile dileğim kabul oldu.

Çocuklar için hayat bir oyundan ibaret. Oyunlarının içinde düşünmek yok. Düşünmek bazen her şeyi bozabilir. Büyüdükçe düşünmek berbat ta edebilir.
Biraz klişe olacak ama, çocukluğumuzu sadece fotoğraf albümlerine baktığımızda hatırlamamak, içimizdeki çocuğu ölene kadar yaşatabilmek dileği ile...